Recent Updates Toggle Comment Threads | Tuş takımı kısayolları

  • ejackforrest 18:26 on 3 January 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    En İyisi Olamıyorsan Hiç Olma! 

    İnsanlar her zaman karşında bulunan insanların doğruyu söylediğinden emin olmak ister. Ben şahsen söyleyecekleri şeylerin kötü yada iyi olmasına bakmadan doğruyu söylemesini beklerim. Fakat kolay kolay hiç kimse doğruları söyleyemez. Bu konu benim ezelden beri içimde olan bir dert olduğu için, neredeyse hayatım boyunca bununla ilgili yollar keşfettim.

    Parçaları birleştirin;
    Yalan söylemek çok zordur. Yalan söyleme konusunda en önemli kural. Söylediğin yalanı hatırlayacaksın. O halde yalanın herkese göre olmadığını belirtmeye gerek duymadan nasıl parçaları birleştireceğimize bakalım.
    1) Dikkatli bir dinleyici olun. Böylelikle önceden söylenen sözleri daha iyi hatırlarsınız.
    2) Doğruyu öğrenmek istediğinizi belli etmeyin. Sabırlı olun. Karşı taraf bir şeyleri öğrenmek istediğinizi anlarsa direkt olarak size bunu sunmamak için elinden geleni yapacaktır.
    3) Bir puzzle misali parçaları oturtun. Ortaya “Doğru” isimli resim çıkacaktır.

    Ben bu kadar uğraşamam daha basit bir yolu var mı? Tabi ki var.
    Umursamaz olun;
    Karşınızdaki insana, doğrunun pek de umurunuzda olmadığını belli edin. İnsanlar ilgi beklerler, ilgisiz hiçbir insanı yanlarında tutmazlar. Bu durumda ilginize ortak olamadığından sizin dikkatinizi çekebilmek için her türlü şeyi yapabilir. Buna, söylemeyip içinde tuttuğu yalanlar da dahil. Yalnız dikkatli olmanızda fayda var sonuçta her insan bir değil.

    Benim en favori taktiğim ise;
    Dürüst olun;
    Yalan söyleyen insanları her fırsatta yerden yere vurun.
    Yalana kesinlikle taamülünüz olmadığını belirtin.
    Ve kesin olarak bilemediğiniz, sadece kuşkulandığınız ama öğrenmek istediğiniz bir konuyu suçlayıcı bir edayla karşınızdakine söyleyin. Aranızda tartışma çıkması muhtemel fakat o tartışmanın ayarını kaçırmazsanız sonuçları inanılmaz derecede olumlu olacaktır.

     
  • ejackforrest 17:32 on 3 January 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Yazalım o halde.

     
  • ejackforrest 16:47 on 3 January 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Sıkıldığı için değişiklik arayan insanların hayatları daha çok bok olma meyillidir fakat tercihlerini doğru yaparsa dünya onlar için hiç olmadığı kadar güzel olacaktır.

     
  • ejackforrest 03:29 on 2 January 2017 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Önüm Arkam Sağım Solum Reklam! 

     

    Öncelikle paranın ne olduğuna bir bakalım.

    Para M.ö 7. Yy’da Lidyalılar tarafından bulunmuştur.  Mal ve hizmetlerin takası için kullanılan en yaygın araçtır.

    Peki, nasıl kazanılır?

    İşe girip saatlerce çalışarak kazanılır, Fikri, icraata dökerek kazanılır vb. şekilde kazanılır ama en önemlisi reklam ila kazanılır.

    Günümüz filmlerinde, senaryodan, oyuncudan, yönetmeden daha çok reklama yer veriliyor. Onlar o kadar göze batıyor ki ister istemez filmden kopma veyahut tam tersi reklam olan markaya özenilme yaşanıyor.

    Benim burada anlatmak istediğim ürün reklamları ya da hizmet reklamları değil. Burada anlatmak istediğim viral reklamlar. Günümüzde neredeyse herkes sosyal medya müptelası. Sosyal medyada fenomen olan herkes, her şey tamamen reklam sektörüne giriyor ve bu işi paraya dönüştürmek için elinden geleni yapıyor. Bknz. Suicied Squad.  Birçok insan trailerdan gördüğü Joker rolünü üstlenen aktör Jared Reto’nun nasıl bir performans sergileyeceğini merak etti. Türlü türlü paylaşımlar yapıldı. Herkes vizyona girse de gitsek diye bekledi. Peki, gerçekten beklenildiği kadar güzel bir film mi? Tabi ki de hayır! İnanılmaz derece de vasat bir film. Burada tek bir filmi ele alarak sadece örnek verebilirim. Fakat sizde son çekilen ve merakla beklenilen filmlere bakacak olursanız. Aslında o kadar merakı hak etmediğini hatta ve hatta çekilmesine bile gerek olmadığını göreceksiniz. Peki, nasıl olurda böylesine vasat filmler o kadar çok para kazanabiliyor? Bknz. Captain America: Civil War. Bu filme karşı büyük beklentiler içindeydim fakat filmi izledikten sonra Marvel Şirketinde” DC, Batman v Superman’i çekti o halde bizde bir tane çekelim diyip osuruktan nedenler üretip kahramanları kapıştıralım sonrasında daha büyük bir sorun bulur ona suçu atarız.”  Gibi bir konuşma canlandı gözümde. Sırf çekilmek için çekilen gereksiz bir film olmasına karşı milyon dolarlar kazanmış bir yapım.

    Gel gör ki bu filmler her zaman çekilecek. Ben de dahil olmak üzere herkes bunlara para verecek. Kendimi olduğu kadar bu tür saçmalıklardan uzak tutmaya çalışıyorum. Bunun için de taktiğim şu; Bir şey ne kadar çok konuşuluyorsa, kesinlikle o bir reklam mahsulüdür. Uzak dur!

     

     
  • ejackforrest 01:55 on 3 November 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Tanrı Yağmurdadır 

    Yapmak istediklerim; Kendim olmak. Hiçbir şeyden korkmadan kendim olmak istiyorum. Kimi kaybettiğim önemsiz olarak. Boş vermek istiyorum. Bütün zincirlerimi kırıp tamamen özgür olmak istiyorum.

    Hayat aslında yağmurlu bir havaya benziyor. Fırsatlar ve sıkıntılar yağmur damlaları gibi. Bazen ıslanmak gerekiyor, bazense korunmak. Fakat hiçbir insanoğlu hangi yağmur damlasının fırsat hangisinin sıkıntılı olduğunu bilemiyor. O yüzden ıslanmayı göze alıp risk almalı bazen. Belki tüm damlalar fırsattır belki tam tersi. Sadece iki gerçek var. Birincisi, sadece ıslanmayı sevenler fırsatları değerlendirebilir. İkincisiyse üzerine düşen damlalar her ne olursa olsun çok da ıslanmayacaksın. Ve ben de bazen ıslanmak istiyorum.

    Nice yağmurlu günleriniz olsun…

     
  • ejackforrest 01:33 on 4 June 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Rembrandt – Gece Nöbeti 

    Rembrandt - Gece Devriyesi

    Hollandalı Barok ustası Rembrandt, döneminde yaptığı eşsiz portreler ile sanata damgasını vurmayı başarmış ve çok zengin olmuştur. Çok iyi ilişkileri ve sonsuz yeteneği ile para içinde yüzmekteydi.

    Ancak Gece Nöbeti olarak bilinen bu baş yapıtı kariyerine büyük bir balta vurmasına neden oldu.

    Resim dönemim Hollanda’sında zengin tüccarların ülkenin yönetiminde söz sahibi olmalarını konu alması gerekiyordu. Her bir portre sahibi Rembrandt a ücretini vermişti. Aristokratik düzenlerini korumaları ve bu askercilik oynamayı seven tüccarları sanki önemli siyaset adamları gibi resmetmesi bekleniyordu.

    Tabi bu resimlerinde kendi öykülerini yaratmayı seven ressamımıza biraz tersti. Aristokrasiyi görmezden gelmeyi seçen Rembrandt bu eseri yarattı.

    Resim Kumaş ve metal ticareti yapan kişilerden oluşan kurulun onayına sunuldu. Ve resim beğenilmedi. Tüccarlar kendilerini aşağılanmış hissettiler ve resmin ücretini ödemeyi reddettiler. Bu resimden sonra çok uzun yıllar hiç kimse Rembrandt a başka bir resim siparişi vermedi, ve ressam şaşaalı kariyerinin sonuna geldi. her şeyini kaybetti, ve iflasını açıkladı.

    Ancak kuşkusuz bu ressamın kariyeri boyunca yaptığı en büyük eseri idi.

     

     
  • ejackforrest 18:46 on 6 October 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla  

    Ölümsüzler 

    Bugün günlerden Ölümsüzlük.

    Yaşayan her canlı ölümü gerçekten tadacak mı?

    Ölüm müdür güzel olan yoksa ölümsüzlük mü?

    Ölümsüzlük mümkün müdür?

    Mümkün olsaydı ve size sorsaydılar bunu ister miydiniz?

    Ölümsüzlük genel olarak ölen hücrelerin yenilenmesiyle oluşabilir. Bence gayet mümkün. Belki bu zamanlarda yok ama ilerisi için aynı şey söylenemez.

    Fakat ölümsüz olmak bir yerde de lanetlenmek değil midir?

    Normal bir insandan daha çok acı çekeceksin. Normal bir insandan daha çok göreceksin. Normal bir insandan daha çok kazık yiyeceksin. İnsan kısacık ömründe bile yeri geldiği zaman ölümü arzularken sonsuzluğa nasıl dayanacak?

    Umarım kimsenin ölmediği bir dünya var olmaz ve herkes ölür.

     
  • ejackforrest 17:10 on 19 September 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: anlamak, çıkarım, elde, etmek, ikna, insanları, karşındakini, kolay, sanatı   

    Tek Soru Birden Fazla Cevap 

    Çoğu kişi bir konuşma sonrası, ne konuştuğunu, karşısındakinin ne cevap verdiğini, aslında ne söylemek istediğini düşünüp durur. Sonunda fark ettiği şeyler çoğu zaman canını sıkar, keşke öyle değil de böyle deseydim diye yoktan yere utanç duyarlar. Fakat bunların önüne geçebilmek oldukça kolaydır. Örneklerle göreceksiniz.

    Bir kişiye gidip;

    “Merhaba, ben Z” deyip karşınızdakinin ismini sorduğunuzda alacağınız üç muhtemel cevap vardır.

    1. cevap; “Merhaba, ben de X” gibi bir cevaptır.

    2. cevap “Hmm… ben de X ama..??” gibi bir cevaptır.

    3. cevap “Sanane” veya “Neden sordun” gibi bir cevaptır.

    Bu cevaplardan hangisini seçtiği çok önemlidir. Zira sizin karar vermenizi, yolunuza devam edip edemeyeceğinizi gösterir. Aslında önemli olan ismini öğrenmek değil önemli olan nasıl cevap verdiğidir.

    Bunları bir açalım;

    İlk durumu seçen insanlar, ya sosyal çevresi geniş, insanlarla diyalog kurmayı seven birisi. Ya karşısındaki insana karşı boş olmayan ve muhabbetin yada ilişkinin kontrolünü karşısındakine vermeye hazır birisi. Ya da karşısındaki bir an önce yanından uzaklaştırmak için sevecen bir taktik izleyen zeki birisi.

    Bu durumda bilmeniz gereken tek şey “sevecen bir taktik izleyen zeki birisi” mi yoksa değil mi? Olmalı. Fakat ilk başlarda anlamak çok zordur. Çünkü bu insanlar gerçekten zekidir. Konuşmanın ilerleyen bölümlerinde içinizde ortamdan ayrılma isteği oluşmadan fark edemezsiniz. Hoş, kimileri bu istek oluştuğu zaman bile anlayamaz. Sadece giderler.

    İkinci durumu seçen insanlar, karşısında ki insanlara çok temkinli yaklaşırlar. İlişkinin yada sohbetin kontrolünü her zaman elinde tutmak isterler. Fakat böyle bir cevap verildiyse size, kesinlikle bu cevabı veren insanın ilgisiniz çekmişsinizdir. Sohbet edin bir zaman sonra çok eğlenceli bir sohbete tanık olacaksınız.

    Üçüncü durumu seçen insanlardan uzak durun. Bu insanları çok kolay elde edersiniz. Biraz gizemli davranarak azıcık ilgisini çektiğiniz anda sadece dizginleri değil tası tarağı neyi varsa size verir. Fakat bu insanlar aşırı kıskanç, yılışık ve dikkatinizi çekebilmek için sizin sevmediğiniz ne varsa yapmaya hazırlardır. Bu insanlar sizin epey canınızı sıkacaktır.

    Yani aslında her sorunun tek bir cevabı yoktur. Her cevap anlayana birden fazla anlam ifade eder.

    İlerleyen zamanlarda bu tür yazıları daha sık göreceksiniz.

     
    • ayhanykaya 00:48 on 16 Ekim 2016 Kalıcı Bağlantı | Cevapla

      Görünenin ötesini, detayları düşünmek kadar okumayı da çok seviyorum. Yazını zevkle okudum. İyi ki seni takibe almışım. Bu türde yazılara daha fazla yer vereceğin notu da beni ayrıca mutlu etti.

      Sevgilerle,

      Liked by 1 kişi

  • ejackforrest 18:52 on 17 September 2015 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: 5th, bailey, eve, for, november, of, old, remember, theory, v, valerie, vendetta   

    V For Vendetta 

    V For Vendetta, sık sık izlediğim filmler arasında. Bazı zamanlar oluyor ki haftada bir izliyorum. Fakat her izleyişimde dikkatimi çeken bazı detaylar oluyor. Bunlar belki deli saçması belki de dikkat edilmesi gereken şeyler.


    -Şuna bak. Prothero’nun askeri kayıtları. Ne görüyorsun?

    -Irak, Kürdistan, Suriye, Sudan öncesinde ve sonrasında. Meşgul bir çocuk.

    Film, 2005 yılında gösterime girdi. Belki o zamanlardan Orta Doğu’da karışıklığın alevlendiği görülebilirdi. Irak? Tamam. Sudan? Tamam. Suriye? Kürdistan? 2005 yılında gösterime giren bu film geçtiğimiz senelerde patlayan Suriye iç savaşını mı tahmin etti? Peki var olmayan ülke Kürdistan?

    Aklıma takılan bölümlerden bir tanesi de Eve’nin hapiste bulduğu mektup. Valerie, bir eş cinsel. Mektubuna 2015 yılında film çektiğini ve çekimleri sırasında gerçek aşkını bulduğunu yazıyor. Durup geriye doğru baktığımda. Eş cinsel bireylerin önceki senelere göre son iki sene de daha rahat düşüncelerini söyleyebildikleri görüyorum. Öyle ki yıllardır arkadaşım olan insanların eşcinsel olduğunu bu sene öğrendim. Bu yıl içinde bir çok ülke eşcinsel evlilikleri yasalaştırdı. Belki de tesadüf?

    Ya ben çok fazla kafayı taktım. Ya da film sektöründe ilginç şeyler oluyor. Sonuçta arayan bulur. Siz ne düşünüyorsunuz?

     
  • ejackforrest 04:45 on 7 May 2014 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Beautiful, Healing, Hindu, Jaya, Magical, Mantra, Music, Pretty, Shankara, Shiva, Song   

    Jaya Shiva Shankara – Magical Healing Mantra 

    The Magical Healing mantra “Jaya Shiva Shankara”.
    This is a mantra for the devotion of Shiva.
    The meaning of Shiva is directly: “who promises you bliss”

     
c
Compose new post
j
Next post/Next comment
k
Previous post/Previous comment
r
Cevapla
e
Düzenle
o
Show/Hide comments
t
En üste git
l
Go to login
h
Show/Hide help
shift + esc
Vazgeç